|
|
Hoşgeldin Ramazan
18.08.2009 13:32:02
Ramazan ayının başlamasına çok kısa bir süre kaldı. Onbir ayın sultanı olarak isimlendirilen ramazan ayı boyunca insanlar oruç tutacak, yemek yeme alışkanlıkları değişecek. Sağlığımız açısından bakıldığında Ramazan ayı içerisinde ve öncesinde nelere dikkat etmeliyiz? Bu konuda aşağıdaki haberimiz sizlere kılavuz olacaktır.
İftarda ve sahurda azar azar, iyi çiğneyerek ve sık aralıklarla yemek yememiz tavsiye ediliyor. Ani mide gerginliği hem tansiyon yükselmesine, hem de nörolojik hormonların hızlı salgılanmasına yol açar. Yemeklerin seçiminde çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gerekli. Yerine hazmı kolay, mide-bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen, lifli sebze, meyve ve kepekli tahıllar, kepekli ekmek çeşitleri tercih edilebilir. Yetişkin bir insanın günde en az 1,5-2 litre su içmesi gerektiği için, sıvı alımına dikkat edilmelidir.
İftarda ne yemeli? Beslenme uzmanları, iftarda önce çorba içildikten sonra bir ara verilmesini, ardından diğer yemeklerle devam edilmesini tavsiye ediliyorlar. Ne çok sıcak, ne de çok soğuk olmayan, hafif bir çorba. Etli veya etsiz, çok yağlı olmayan bir sebze yemeği Tercihen kepekli tahıllarla (bulgur, kepekli pirinç gibi) yapılmış pilav veya patates Yoğurt ve meyve, tatlı olarak güllaç, sütlaç, muhallebi gibi sütlü tatlılar
Sahurda ne yemeli? Sahura kalkılmadan oruç tutulursa aç kalma süresi artacağından metabolik hız düşer. Halsizlik, baş ağrısı görülebilir. Mutlaka sahura kalkılmasını öneren uzmanlara göre aşağıdaki gibi bir beslenme şekli uygulanmalı: Protein içeriği fazla olan gıdalar. Bu gıdalar midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirirler. Kahvaltı şeklinde bir öğün olabilir. Bol sıvı alınmalı ve su içilmelidir. Fazla tuzlu besinler tüketilmemelidir. Sahur yemeklerini azar azar, iyice çiğneyerek yiyin. Çiğ sebze, domates, salatalık gibi yiyeceklere mutlaka sahurda yer verin.
Riskli gruplar Uzmanlar, Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan bir tanesinin, mide asidinin yemek borusuna kaçması olarak tanımlanan reflü ile kabızlık olduğunu, reflüyü önlemek için kahve ve kakao gibi aşırı kafein alımından kaçınmak, yemeği yer yemez yatmamak, yağlı yiyecekler yememek, kabızlık problemi çekenlere de posalı besinleri daha fazla tüketmelerini öneriyorlar.
Ayrıca bazı hastalık grupları için Ramazan’da oruç tutmanın sağlıklı olmayabileceğini belirterek, bunların başında da şeker, kalp, ülser, tansiyon gibi hastalıkların geldiğini bu tip hastaların mutlaka bir hekime danışması gerektiğini söylüyorlar.
Kilo korunabilir mi? Ramazan ayı genellikle kilo alınan bir dönem olarak biliniyor. Ancak nasıl beslenilmesi gerektiği ile ilgili bir beslenme uzmanının önerilerinin alınması ile bu sorunun önüne geçilebilir. Yani oruç tutarken de sağlıklı beslenme kurallarını yaşamımızın bir parçası haline getirebiliriz. Bu konuda bir uzman gözetiminde düşük kalorili ve dengeli besinlerden oluşan, araları iyi belirlenmiş, iftar ile sahur arasında sık öğünler yerleştirilmiş bir program ile sağlıklı bir vücuda sahip olmak için ilk adım Ramazan’da atılabilir. İftarda ve sahurda bol su tüketilmesi, aşırı miktarda yemek yenilmemesi, iftarda bir tabak yemekten sonra 15 dakika kadar yemeğe ara verilmesi, günlük olarak tartılarak vücut ağırlığını kaydetmek, fiziksel aktivitenin artırılması alınabilecek genel önlemlerdir.
Ramazandan önce yapılması gerekenler Daha önceden belirlenmiş yemek borusu, mide, barsak, karaciğer, safra kesesi veya pankreas hastalığınız varsa, mutlaka doktorunuz ile görüştükten sonra oruç tutmaya başlamanızda fayda var. Herhangi bir sağlık problemi olmayanların ise oruç tutarken ortaya çıkan şikâyetlerini önemsemeleri gerekmektedir. Sağlıklı kişilerin önceden var olmayan, Ramazan ayında ilk kez ortaya çıkan tüm yakınmaları için ve özellikle dışkı renginin siyah veya kırmızı olması, kahve telvesi gibi kusma, şiddetli bulantı-kusma, ishal, karın ağrısı durumlarında acilen hastaneye başvurmaları gereklidir.
|
Bu haber için yorum yapın.
|
|
|
|
|
|